Aşk ve Acı Üzerine

Her vazgeçiş yeni bir başlangıçtır.

Eğer henüz okumadıysanız lütfen önce Vazgeçmek kolaydı eğer vazgeçilecek sadece bir insan olsaydı yazısını okuyun, ondan sonra bu yazıyı okumaya başlayın.

Her bir vazgeçiş yeni bir başlangıçtır ve bizler çoğu zaman yeniden başlayacak gücü kendimizde bulamadığımız için bu vazgeçişlerden imtinâ ederiz. Vazgeçmekten vazgeçeriz. Bundandır ki insanlar statükoya yani mevcut duruma sıkı sıkıya sarılırlar, durumun ne şekilde olduğuna bakmaksızın hem de.

İkili ilişkilerde buna ilâve olarak bir de umut vardır, harcanmış emek ve zaman vardır. Bir de duygular vardır, karşı tarafa hissedilen veya hissedildiği zannedilen. Bir değer vardır karşı tarafa verilen. Bir de hepsinden önemlisi bir gelecek planı.

Vazgeçiş sadece bunlardan vazgeçmek olsa belki yine bir nebze gerçekleştirilebilecek bir eylemdi. Ama o yeni başlangıç yok mu? O belirsizlik ve sudan çıkmış balık hissi yok mu? Gelecekte ne olacak? Nasıl bir gelecek olacak onsuz? Acaba ayakta kalabilecek miyim? Yalnız başıma ne kadar dayanabilirim? Nasıl olsa iyi kötü devam ediyor bu, devam etsem mi acaba?

Bunlar ve bunlara benzer bir yığın soru beynimizde dört nala koşturur eğer vazgeçmeye karar verdiysek. Fark ettiniz mi bilmiyorum ama asıl korkulan, endişe edilen gelecektir, yalnızlıktır. Çünkü gelecek ile ilgili planlarımız artık o karşımızdaki kişi ile o kadar özdeşleşmiştir ki o olmadan o planların hepsi yok olacakmış gibi gelir bizlere.

Peki siz bu ilişkiye başlarken de bu kadar endişeli miydiniz? Tabii ki hayır. Bu kadar endişeli olsaydınız zaten başlamazdınız. O halde bu endişe niye, neden?

Ne yapmalı?

Öncelikle şunu bilin ki yaptığınız gelecek planlarından vazgeçmek zorunda değilsiniz. Vazgeçmek zorunda kaldığınız ya da kalacağınız ya da istediğiniz şey sadece o planlarınız içerisinde olan bir kişidir.

Her ne kadar gelecek planlarınız o kişi ile özdeşleşmiş olsa da o kişiyi o planlarınızdan çıkarmanız o kadar da zor değildir aslında.

Vazgeçmek kolaydı eğer vazgeçilecek sadece bir insan olsaydı yazısındaki "Ne yapmalı?" kısmını uygulayın. Ama bundan önce lütfen şu gelecek endişesinden kurtulun. Bu da aslında çok zor değildir.

Kendinize sorduğunuz soruların hepsinin olumsuzluğa yönelten sorular olduğunu fark ettiyseniz şimdi olumlu düşüncelere yönelten sorular sorun. Olumsuz düşüncelere sevk eden soruları da sorun ama onların üzeride daha dikkatli düşünerek sorun.

Mesela "Nasıl bir gelecek olacak onsuz?" sorusunu ele alalım:

Onunla tanışmadan önce bir hayatınız yok muydu? Vardı.

Peki o olmadığı zaman da bir hayatınız olmayacak mı? Olacak.

O olmadan siz hayatınızı kazanamıyor musunuz? Elbette ki kazanıyorsunuz.

O olmadan önce siz hiç mutlu olmuyor muydunuz? Belki de daha mutluydunuz.

O olmadan da sizin gelecekle ilgili planlarınız gerçekleştirilebilir mi? Tabii ki de gerçekleştirilebilir

Bu benzeri sorular ve gerçekçi cevaplar ile gelecek ile endişelerinizi ve bu endişelere sevk eden soruları yok edin.

İnsanoğlu kadar mevcut duruma adapte olabilen bir canlı daha olabildiğini zannetmiyorum. Sizler cep telefonu çıkmadan önceki yaşantınızı hatırlıyor musunuz? Çoğunuzun şöyle bir düşünmeye ve geçmişi hayal etmeye ihtiyaç duyduğuna eminim. Peki ne oldu da cep telefonu sanki hayatımızın ilk gününden itibaren bizimle birlikteymiş gibi davranıyoruz? Ne oldu da cep telefonumuzun eksikliğini iliklerimize kadar hissediyoruz?

Bir de unutmayın her yeni başlangıç aslında eski deneyimlerle oluşturula daha iyi bir gelecek hayalini de beraberinde getirir. Bizi biz yapan deneyimlerimizden çıkardığımız derslerdir. Geçmişe hayıflanıp gelecekten korkmayı bırakın. Daha iyi bir gelecek olmayacağından da endişe duymayın. Hayalinizdeki geleceği siz hazırlamıştınız ve daha iyisini de hazırlayabilirsiniz. Hadi biraz daha gerçekçi ve daha iyi bir gelecek hayal edin, ama bu sefer onsuz bir gelecek olsun lütfen.